Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/14309
Title: Açık Olma Halleri: Tasarım Pratiklerinde Açık Kaynak Kültürü Üzerine Bir Değerlendirme
Other Titles: The States Of Openness: An Evaluation Of Open Source Culture In Design Practices
Authors: Erdem, Arzu
Cürgen, Hatice Cansu
10062823
Mimarlık
Architecture
Keywords: Açık Kaynak Mimarlık
Açık Tasarım
Platform
İşbirliği
Erişilebilirlik
Bilgi Paylaşımı
Open Source Architecture
Open Design
Platform
Collaboration
Accessibility
Knowledge Sharing
Issue Date: 22-Jan-2015
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Abstract: Açık kaynak düşüncesinin, bilgisayar teknolojileri ve yazılım dünyasındaki karşılıklarını aşarak tasarım ve mimarlık pratikleri ile yakından ilişkilendiği bir dönemde bulunmaktayız. Orijinal disiplininden ödünç alınan bu kavram yeni bağlamında, yalnız belli özelliklerde ve ölçeklerdeki ürünlerin dağıtımı ve üretimini değil, tasarım ve mimarlık pratiklerini yürüten kurum ve kuruluşların organizasyonel yapılarını, tasarımcıların müelliflik haklarını, bu haklar üzerindeki kontrolünü de yeniden düşünmeye zorlayan bir paradigma dönüşümüne işaret etmektedir. Açık kaynakla ilişkilenen yeni mimarlık ve tasarım düşüncesini henüz örnekler üzerinden tanımlamaya çalıştığımız ve durumla müzakere halinde olduğumuz söylenebilir.  Bu çalışma, tartışmasını örnekler üzerinden ortaya koyarak, öncelikle açık kaynak düşüncesiyle ilişkilenen yeni mimarlık ve tasarım pratiğini, paradigma değişimi öncesi çalkantılı bir durumu anlayabilmeyi hedeflemektedir. Açıklık ve açık kaynak kavramlarının ne gibi anlamlar yüklendiğinden yola çıkarak, tasarım pratiklerinde hangi özellikleri karşıladığı ve açıklığın yapılandırılmasında hangi etmenlerin belirleyici olduğu araştırılmıştır. Disiplinlerüstü bir pozisyon belirlenerek, konuya ön planda mimarlık olmak üzere farklı tasarım disiplerinden örnekler üzerinden yaklaşılmıştır. Kavrayışı derinleştirebilmek adına, açık kaynak tasarım ve mimarlık düşüncesi dört ana kavramsal kategori üzerinden incelenecektir: internet öncesi dönemden öncül öneriler, açık kaynakla ilişkilenen düşünsel öneriler, nesne hedefli ve strateji hedefli öncül öneriler. İnternet öncesi öncül öneriler, tasarım ve mimarlık disiplinleri içinden çıkan, açık kaynak düşüncesi ve kültürü ile ilişkilenen kavramları problematikleştiren ve dönemleri itibariyle farklı yayın politikalarını benimseyen çalışmaları ele almaktadır. Bir araçlara erişim kataloğu olan ve internet ortamına benzer biçimde işlevlenen Whole Earth Catalog yayını, tasarımın demokratikleşmesi ve nihai kullanıcının ihtiyaçları üzerine Yona Friedman ve Victor Papanek’in çalışmaları, tasarım sürecinin açılması ve sonuç üründen çok belgelemelerinin paylaşılmasıyla açık kaynak düşüncesi ile ilişkilenen Enzo Mari’nin Autoprogettazione projesi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Düşünsel öncül öneriler, açık kaynak yazılımla ortaya çıkan prensipleri ödünç alarak onları tasarım ve mimarlık disiplinleriyle ilişkilendiren ilk kuramsal çalışmaları içerir. Açık kaynak düşüncesinin gerçek dünyadaki karşılığı katmanlı ve komplekstir, tasarım ve mimarlık üretiminin fikri haklarının korunmasının yanısıra üretilmiş nesnenin de hak korunumu üzerine düşünmeyi gerektirir. Açık kaynak ile yaratıcı alanlarda yeniden tanımlanan hukuksal çerçevede, tüm hakların saklı olduğu düzenlemelerden, esnek hak korunumu sunan modellere geçiş ele alınmıştır. Nesne hedefli öncül öneriler, varolan kuramsal bilgi ve teknolojik imkanlardan uygulama ve ürünleştirme odaklı olarak faydalanan yapıları ele alır. Bu yapılar kendi geliştirici topluluklarını oluşturan, tasarım belgelemelerini açık kaynak olarak paylaşan ve yerelde üretimi teşvik eden platformlardır. Stratejik öncül öneriler, kurum ve kuruluşlar tarafından tasarım yöntemleri ve pratiklerinin açık kaynak düşüncesinden etkilenerek tasarım süreçlerini dış bilgi kaynaklarına açan, çevrimiçi platformlar oluşturarak iletişimini arttıran ve kendi organizasyonel yapılarının da bilgi tabanlı dönüşümüne odaklanan örneklerdir. Örnekler, ‘praksise eklenen açıklık’ ve ‘açıklıkla başlayan praksis’ olarak iki grupta incelenmiştir.  Bu sınıflandırmanın ardından tartışma bölümünde, öncül örneklerin açıklık özellikleri, karşılaştırmalı olarak ele alınmış, vaadedilen ve gerçekleştirilebilen yönleri ortaya konmuştur. Açıklık özellikleri bakımından örneklerin yeniden değerlendirilmesinde Michel Avital’in Açık-X Arketiplerinin Sınıflandırılması tablosu referans alınmıştır (Avital, 2011). Öncül öneriler, değer önermesi açısından dağıtılmış bilgi, geliştirme ve üretim süreçlerine, temel açıklık özelliği açısından sağlanan bakma, modifiye etme ve kullanma imkanlarına, baş aktörler açısından ise, kurum ve kuruluşlar, geliştirici topluluklar ve nihai kullanıcıları öne çıkarmasına göre üç açıklık arketipinde yeniden derlenmiştir. Bu arketipler açık inovasyon, açık kaynak ve açık tasarımdır. Öneriler ve referans alınan sınıflandırmanın değerlendirmesinde, açıklığın yapılandırılması, erişilebilirlik, aktörlerin rolü, paylaşılan bilginin niteliksel ve niceliksel özellikleri karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Sonuç bölümünde, mevcut küresel pratiğin içinde açık kaynak düşüncesine zemin hazırlayan etmenlerin üzerinde durulmuştur. Açık kaynak tasarım ve mimarlık pratiğinin yeni bir paradigma olarak sahip olduğu imkanlar, potansiyeller ve sorumluluklar belirlenmiştir.
We are in the era of open source; a concept term which was borrowed from computer technologies and software development, is now gradually associated with design and architectural practices. Within its broader aspects, open source does not only cover distribution and fabrication of the products that fit in certain specifications and scales. Indeed it responds to the needs of change varying from the organisational structures of design firms to authorship of designers and the rights on their products. This indicates a paradigm shift in related fields of praxis. It could be claimed that we are negotiating with this new situation of open sourcing architecture and design, possibly through premising cases. This study principally aims to understand the turbid pre-paradigm shift situation by questioning the various constructions of openness in design fields. The constructions of openness are relating with other questions on the degree of openness, their beneficiers and actors, the accessibility conditions, the type and the amount of shared information. Therefore a categoric approach has been adopted in order to gain insight on the DNA of openness. From a transdisciplinary standpoint for the research, architecture related cases are taken into the consideration in the foreground and cases from various fields of design practice are investigated in the background. In order to gain insights and to develop a critical position on this topic, the structure of the study is built upon four main conceptual classifications: proposals of pre-internet era, ideational, object oriented and strategy oriented proposals. Proposals of pre-internet era are selected among design and architecture related proposals which problematized akin issues and attained conceptual connotations of open source mentality and culture which had been distributed via their contemporary mediums. Whole Earth Catalog is a medium of ‘access to tools’ considered as the Internet of its time. The Catalog fuels and funnels its community to think further on dwelling and landuse problems, industry and craft, communication, nomadism and sustainability issues of the world. Having different aspects, the two prominent actors, Victor Papanek, a designer and the author of ‘Design For The Real World: Human Ecology and Social Change’ and architect Yona Friedman, author of ‘Toward a Scientific Architecture’, both dealt with democratization of design and the real needs of final users. Concurrently, product designer Enzo Mari was concerned that design processes need to be open, hence in his Autoprogettazione catalog, design documentations of project was open sourced in the form of a printed material. Preminent ideational proposals comprise the initial conceptive works, which relate design and architecture to the borrowed principles of open source software mentality.  Translation of open source mentality to the physical world of design disciplines is a layered and complex issue, as it does not only cover the intellectual property rights. A consideration on the rights of embodiment is also required. Applications of open source in creative industries bring along redefinition of legal framework on intellectual property rights. This causes a transition towards alternative models such as Creative Commons and TAPR OHL. Preminent object oriented proposals comprise the structures, which benefit from the existing open source knowledge and fabrication technology with the purpose of immediate objectivation and continious modification. Platforms like Opendesk and WikiHouse are the examples of such structures, creating their own developer communities, open sharing design documents and accumulating knowledge while promoting local fabrication mechanisms. Preminent strategy-oriented proposals focuse on organisational and corporate bodies, which are influenced from open source culture and initially opened up their know-how and practice to external knowledge sources. By setting up online platforms as extensions of their corporate images, these platforms function to raise design firms’ and organisations’ communications with public and to establish knowledge-centric business models. These are divided into two sub groups: ‘openness as an insertion of praxis’ and ‘praxis starting with openness’. UNStudio, a global architectural design firm, is testing open source strategy at present. The firm recently started online Knowledge Platforms up as a part of their research section on official website. Another globally renowned design and consultancy firm IDEO started up its online platform OpenIDEO a while ago with the purpose of finding design solutions together to the world’s social problems. Likewise a non-profit organisation called Architecture for Humanity setted up Open Architecture Network, an open source platform and a database of projects dedicated to improving living conditions through innovative and sustainable design. The cases of praxis starting with openness are P2PUrbanism and PaperHouses. P2PUrbanism is an online platform dedicated to establish a medium of participatory urban planning and design on the basis of open source strategies. PaperHouses is a business model of open sourcing housing projects’ design documents and an attempt for collaboration of architects and final users. Following this conceptual classification, openness degreees and configurations of the cases, their pledged and accomplished qualifications in detail are examined comperatively. Reevaluation of the cases determined according to Michel Avital’s Open-X archetypes classification. Preminent proposals are discussed under three archetypes. According to their value proposition and thrust, core openness facet and prime actors, cases are disposed as open innovation, open source or open design archetypes. The value proposition and thrust characteristic of an Open-X could be distributed knowledge, distributed development or distributed manufacturing. Core openness facet determines the degree of accessibility to which something is accessible to view, modify or use. Prime actors include organizations, developer communities or consumers. Previously categorized under strategy-oriented proposals, Knowledge Platforms of Unstudio and OpenIDEO of IDEO firm are the cases approved as open innovation archetypes. Object oriented proposal WikiHouse is related to open souce archetype. Opendesk and Paperhouses are placed as the cases of open design archetypes. P2pUrbanism and Open Architecture Network platforms are concluded to have characteristics of more than one archetype and reevaluated as a hybrid category.  Following the discussion section, conditions of existing global practice within design and architectural fields are evaluated as contributing causes of open source agenda. Trans-continental commisions and multinational structures of the offices increase the overall amount of shared information, intensify the speed of circulation and widen the area of effect. The multiciplity of architectural discourses facilitated by global networks of communication accelerates this knowledge-centric transformation of the praxis. Therefore, by opening know-hows and design processes that create permeable boundaries, the firms expect to produce superior outcome of practice from research and colaborations. In conclusion, the possibilities, capacities and responsibilities of open source architectural and design practices are discussed. As the components of a new paradigm, it indicates a potential situation that individual authorship and all rights reserved phenomenon is replaced by ‘some rights reserved’ alternative world of pluralist, participatory and open design, fabrication processes. Traditional doctrines of design and production, executed by industry leaders as ‘from one to many distribution processes’, is about change into an act of sharing and building together in a natural habitat called world wide web. In terms of capacity, open source praxis should not be seen as mere a charitable act, instead it constitutes business development strategies and design methods at times. On behalf of organizations, design firms, designers, developer communities and final users, open sourcing bears responsibilities such as prevention of abusing rights attached to shared ideas or designed products. Moreover, in the dynamic environment of redefining authorship rights and establishing a shared culture, it is another responsibility of this digital millieu to prevent free labor and violation of voluntarism. Open source concept in design and architectural practices should be naturalized as a common ground and culture embracing all actors. In a digitally-driven revolutionary environment, where in certain cases the architect or designer is no longer an individual author but almost an anonymous figure, just as the same way as vernacular practice, further questions arise: How will the education of design actors be formed? How will the chambers and occupational organisations function? How will the uniqueness of a designed object be evaluated? Pursuing a critical evaluation of openness, this study futher aims to open the way for examining such questions for future researches.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2015
URI: http://hdl.handle.net/11527/14309
Appears in Collections:Mimarlık Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
10062823.pdf9.01 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.