Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/14258
Title: Performans Olgusu Bağlamında Beden Mekanilişkilerinin Araştırılması
Other Titles: Investigations Of Body And Space Relations In The Context Of Performance
Authors: Erkök, Fatma
Duru, Damla
10078520
Mimarlık
Architecture
Keywords: Beden
mekan
performans
edimsel mimarlık
deneyim
hareket
algı
duyumsama
olay
Body
space
performance
performative architecture
experience
movement
perception
sensation
event
Issue Date: 29-Jun-2015
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Abstract: Beden ve mekan arasındaki ilişki son dönem mimarlık tartışmalarının temel meselelerinden biri haline gelmiştir. Bedenin mekanı, mekanınsa bedeni nasıl etkilediği ve bu etkileşimin mimarlık üretimine koyduğu katkı, pek çok tasarımcının genel tasarım sorusu olarak kendini göstermektedir. Beden ve mekanın birbirinden ayrı yapılar olarak düşünülememesi ve ikisinin sürekli bir etkileşim halinde bulunması çalışmanın genel kabulüdür. Bu kabul pek çok kuramcının düşünceleriyle desteklenmekte olup, ikisi arasındaki ilişki bir akış olarak ele alınmaktadır. Bu çalışma, bu akışın incelemesini ‘performans’ olgusu üzerinden yapmaya çalışmaktadır. Bu seçimin temel sebebini, performans kavramının hem bir düşünce pratiği olarak son dönem sanat ve mimarlık üretimlerine öncülük etmesi, hem de çağdaş sanat ve mimarlık disiplinlerinde beden ve mekanın olanaklarının araştırıldığı somut çalışmalara karşılık gelmesi oluşturmaktadır. Beden ve mekanı kavramsal olarak irdelemek, beden ve mekanın birbirleriyle ilişki kurma biçimlerini görünür kılmak ve ikisi arasında oluşan tansiyonu performans odağında incelemek çalışmanın ana omurgasını oluşturmaktadır. Çalışma bağlamında mekan; performans olgusunu da besleyecek şekilde, deneyim ve edimsellik odağından, bedenle ilişkide olan ve deneyimle birlikte kurulan bir yapı olarak düşünülmektedir. Bedenin ele alınışı ise; bulunduğu yerle bağlamsal ilişkisini kaybetmemiş, fiziksel ve zihinsel bütünlük perspektifinden yapılmaktadır. Çalışma, ‘performans’ kavramına beden (çağdaş sanat) ve mekan (mimarlık) açısından yaklaşımlar geliştirmiş sanat ve mimarlık ürünlerinin karşılaştırmalı bir okumasıyla derinleştirilmiştir. Beden kendisine dayatılan mekansal düzeni bozarak kendi anını yaratmak, mekan da bedeni kendine uygun olarak hareketlendirmek ve algısını yönetmek ister. Her iki bileşen de birbirinden beklenen davranma biçimini ihlal edip, bir diğerini bozma eğilimindedir. Çalışma kapsamında bu durum ‘manipülasyon gerilimi’ olarak adlandırılmaktadır. Bir anlamda bedenin mekana, mekanın da bedene doğru genişlediği varsayılmakta; beden ve mekanın kendi yöntemleriyle bu diyalog içinde konumlandıkları savunulmaktadır. Beden ve mekan birbirlerine göre pozisyon alırken sahip oldukları öz olanaklarını ‘manipülasyon yöntemi’ olarak kullanmaktadırlar. Bu yöntemler algı-duyum, hareket-devinim, olay-program olarak ortaya konulmuş olup, bedenin ve mekanın bu yöntemleri niteliklerinin olanakları sınırında kullandığı düşünülmektedir. Beden, algılayan, hareket eden, olay yaratan olarak mekanı manipüle etmeye çalışırken, mekan da algıya yönelerek, devinerek ve programıyla bir senaryo yaratarak bedeni manipüle etmeye çalışmaktadır. Söz konusu manipülasyon yöntemleri aracılığıyla beden ve mekan arasında mevcut olan gerilim bir dengeye gelir. Bu denge, aralarındaki gerilimden doğan ve kendi içinde dinamizme sahip bir dengedir. Çalışma boyunca beden ve mekan arasındaki tandansa dayalı olan bu denge durumu ‘tansiyon’ olarak ele alınmaktadır. Tansiyon; beden, imgelem ve çevre arasındaki tüm potansiyel alışverişlerin zeminidir. Herhangi bir bedensel, mekansal performans bu tansiyonun niteliğinin kullanılması sonucunda açığa çıkmaktadır. Bu nedenle performans gösteren bedenler ve mekanlar, beden mekan ilişkisinin okunduğu örneklem alanı olarak kullanılmıştır. Beden ve mekan içinde bulundukları duruma göre manipülasyon yöntemlerinden bir veya bir kaçını öne çıkararak, aralarındaki tansiyonun niteliğini belirlemekte ve bir takım beden, mekan performanslarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Başka bir deyişle performanslar, beden ve mekan arasında üremiş olan tansiyondan çerçeveler sunmaktadır. Beden ve mekanın birbirine göre pozisyon almasının ardından, ‘an’da oluşan denge durumunun genişletilerek bir davranma biçimi örgütlemesi performansı ortaya çıkarır. Beden ve mekan arasındaki örüntüyü bu ‘genişletilmiş an’ içinde anlamaya çalışmak, çağdaş sanat ve mimarlığı birbirine yaklaştırmış ve her iki alanın farklı kavramsal perspektiflerden değerlendirilmesini sağlamıştır. Manipülasyon yöntemlerini kendi biçimleriyle yorumlayan çağdaş sanat ve mimarlık örneklerinin analizi, iki disiplinin de güncel düşünme biçimi olan ‘performans’ı yorumlarken, beden ve mekan arasındaki güçlü diyaloğa yaslandığını göstermektedir. Beden odaklı çağdaş sanat üretimleriyle, mekan odaklı mimarlık üretimleri, diğer özneden bağımsız olarak tasarlanmamakta ve iki özne arasındaki tansiyondan beslenmektedir. Beden ve mekan arasındaki geçişli, muğlak, gerilimli alan son dönem mimarlık yaklaşımlarının yönlendiricisi konumundadır.
The relation between how body and space rest upon time has been a rich area of research for many architects and theorists. As body and space are considered separately, they can both be realized as whole and consistent constituents. However, considering these two coming together as one complete approach would reveal that their possibilities could only exist with each other. The relation between time and space has become a fundamental topic in the late architectural arguments. How body affects space, and how space affects body, hence what this interaction brings into architectural production has been a general design question for many designers. This research springs up from the point of view that body and space cannot be considered separately, and tries to explain the relations in-between, affiliated to the time through performance (art production based on performance and performative architecture). Body and space relations were analyzed using an approach through “performance” in this research. The reason of this is how both constituents were debated in the context. Not only performance is a recent interdisciplinary thinking and research method, but also corresponds to the tangible pieces of art and architecture disciplines, in which body and space are met as subjects, are the reasons that this title was chosen. Main structure of this research is to study the aforementioned subjects (body and space), reveal their relation methods, and examine the tension in-between correlated to performance. In this research, space is considered as a structure in relation with body. Space can only complete itself with the body. It is built through experience and performatives. Body is acknowledged as a concept - from a perspective of physical and intellectual integrity - which sustains its contextual relation to the space it exists. Body is not a living organism, which can be debated independent from time and space. This research explicates an analogy of artistic and architectural examples, which approach “performance” using body (contemporary art) and space (architecture). Body tends to disturb the order of the space, which it has been imposed, and space tends to mobilize the body and conduct its perception in a suitable way to itself. Both constituents are apt to violate and ruin the expected behavior of the other one. Space tends to manipulate the body using its spatial compulsivity and intangible aura. Body also has the same tendency on space. This relation between these constituents is called “manipulation tension” in this research. It is considered that the body extends into the space, and the space extends into the body. When body and space position themselves according to each other, they use their genuine resources as “manipulation methods”. These methods are introduced as perception-sensation, movement-kinesis, event-program; hence it is believed that body and space use these methods as their resources allow them as possible. Body tries to manipulate the space as perceiving, moving, and making events, where space tries to manipulate body tending to perception, moving and making an organization using its program. This tension between body and space comes into a balance using these in questioned “manipulation methods”. This balance occurs from the tension between body and space, and has an active dynamism in-between. In this research this balance between body and space, which is based on their tendencies, is called “tension”. This balance is not a mutual reset to the neutral state. It is an equilibrium based on stress, which comes from their natural tendencies. This tension is the ground for all interactions between body, imagery, and environment. Any physical or spatial performance occurs as a result of use of this tension. The performing bodies and spaces are used as areas, where the body and space relations can be examined. Investigating performance pieces which focus on body, and spatial designs which focus on experience builds a distinctive database for qualifications for the aforementioned “manipulation methods”, variety of the “tensions” they built, and revealing their resources. Body and space produce body and space performances expanding their manipulation methods within their interactions. Performances serve glimpses from the tension between body and space. In other words, after body and space position themselves relative to each other, the balance in the “moment” would extend and a conducting type organization performance occurs. Trying to understand the pattern between body and space brought contemporary art and architecture closer and allowed the evaluation of different conceptual perspectives of the two fields. Analysis of contemporary art and architecture pieces, which interpret the manipulation methods with their own forms, consist of the strong relation between body and space, whilst interpreting “performance” that is the current way of thinking for the both disciplines. To analyse contemporary art and architectural pieces were chosen, which use the same manipulation methods with their own interpretations. For the perception-sensation method “The Matter of Time” (2005) sculpture of Richard Serra and “Chur, Shelters for Roman Archaeological Site” (1986) building of Peter Zumthor; for the movement-kinesis method “Hylozoic Ground” (2010) installation of Philip Beesley and “London Eye” (1999) tower of David Marks and Julia Barfield; for the event-program method “Rotary Notary and His Hot Plate (Delay in Glass)” stage design of Diller Scofidio and Renfro and “Kanazawa Art Museum” (2004) building of SANAA were examined. The pieces examined under contemporary art were chosen from a variety of areas such as sculpture, installation, and theatre, hence, these pieces were chosen from the ones that were based on the body and space relation and also grown ideas about the subject. These pieces that has been feeding from the perception of the body (Matter of Time), movement of the body (Hylozoic Ground), and its potential of creating events (Rotary Notary and His Hot Plate), formed the space with the performing body. The buildings examined as architectural samples were more than common architectural approaches, which care the experience of the body and take this matter as a design criterion. The buildings utilize from the potential of organisation of sensation by space (Chur, Shelters for Roman Archaeological Site), its power of kinesis (London Eye), and program resources (Kanazawa Art Museum), use the space as a performing subject. The intention of the analogic examination is to show that both disciplines spring up from the tensioned area between body and space, hence, their exhibition of methodical variety. Another goal of the examination is to reveal effect of the performance approach on recent architectural productions. Main ground of the chosen pieces is that they feed from the strong connection between body and space, focusing on this connection, and revealing the connection using different methods. The point they dissociate is that they put forward different resources in the tension between body and space, thereafter reproduce particular balances among them. The main point is to reveal this methodical variety. Contemporary art creations focusing on body, and architectural creations focusing on space, are designed independent from each other and feeding from the tension between two subjects. Body and space constantly produce the tendency in their relation in this aforementioned equilibrium using their own manipulation methods. The transitive, equivocal, and suspenseful area between body and space has been steering in the lately architectural approaches.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2015
URI: http://hdl.handle.net/11527/14258
Appears in Collections:Mimarlık Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
10078520.pdf29.3 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.