Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/14037
Title: Küme Oluşum Ve Gelişim Sürecinde Belirleyiciler: İstanbul Mobilya Sektörü Örneği
Other Titles: Formation And Evolution Determinants Of Clusters: The Case Of A Furniture Cluster In Istanbul
Authors: Korten, Emine Ferhan Gezici
Müderrisoğlu, Burcu
10121639
Şehir ve Bölge Planlaması
Department of Urban and Regional Planing
Keywords: Kümelenme
Yığılma ekonomileri
Mekansal yakınlık
İstanbul
Clustering
Agglomeration economies
Spatial proximity
İstanbul
Issue Date: 12-Aug-2016
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Abstract: Kümelenme yaklaşımı, temeli 1900’lu yıllara Marshall’ın yığılma ekonomilerine dayanan, 1990’lı yıllarda ise, M. Porter tarafından popülarize edilen, ulusal, bölgesel ve yerel rekabetçiliği arttıran bir kalkınma aracıdır. Değişen küresel örgütlenme, ekonomik kalkınma için kamu odaklı geleneksel yaklaşımlar yerine yerel avantajlar ve tüm aktörlerin katılımını ve işbirliğini ön plana çıkartan araçları gerekli kılmaktadır. Literatürde yöntemsel ve öncelikle rekabet avantajı yüksek kümelerin seçilmesine yönelik eleştirilere karşın, kümelerin başarı hikâyelerinin yaygınlaşması ve ulusal politikaların içine adapte edilebilir esnek yapısı, karar vericiler için kümelenmeyi tercih edilen bir araç haline getirmektedir. Sektörlerin bilişsel ve teknolojik altyapıları geliştirilerek yapısal dönüşümün sağlanması, bölgesel eşitsizliklerin dengelenmesi ve kent makroformunun reorganizasyonu, kümelenmenin yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde kullanım amaçlarını oluşturmaktadır. Kümelenme, kamu politikaları tarafından stratejik olarak kullanılan bir araç olsa da kümeler mekân ve sektörün içsel dinamiklerini kullanarak kendiliğinden gelişen/oluşan yapılanmalardır. Bu nedenle mevcut sektörel yığılmalar kümelerin geliştirilmesi için önemli bir potansiyele sahiptir. Nitekim yığılmaları ve kümeleri ayrıştıran unsur tüm aktörler arası kuvvetli ilişkiler ve stratejik işbirlikleridir. Bu tezin amacı; yığılmaların kümelere dönüşüm sürecinde, mekânsal yakınlığın yanısıra, işbirliği ve yenilikçiliği öne çıkartan bir araç olan kümelenmenin gelişiminde mekân, aktör ve ilişkilerin belirleyiciliğinin araştırılmasıdır. Küme kavramının tanımından yola çıkılarak kümelerin içsel dinamikleri incelenmiştir. Özellikle ulusal literatürde sınırlı olan mikro düzeydeki kümelenme çalışmalarına ve geleneksel üretim sektörleri ağırlıklı İstanbul sanayinin dönüşüm sürecine katkı sağlaması amaçlanmıştır. Beş bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde konu ve tez çalışma yöntemi genel hatları ile tanıtılmıştır. İkinci bölümde; kümelerin oluşumu ve gelişimi geniş bir perspektifle ele alınarak yığılma ekonomilerinden kümelenmeye geçiş ve bu süreçteki kuramsal yaklaşımlar, kümelenmenin belirleyicileri ve mekânsal düzeylere göre etkilerini kapsayan kuramsal arka plan aktarılmıştır. Üçüncü bölümde dünya örnekleri ve Türkiye’de kümelenme politikaları incelenmiştir. Dördüncü bölüm; örnek alan çalışmasının çerçevesi ve yönteminin ardından bulguların tartışıldığı bölümdür. Sonuç ve önerilerin anlatıldığı beşinci bölümde, örnek alan bulgularının kuramsal çerçeve ışığında yorumlanarak, Dudullu mobilya kümesinde mekân-aktör ve ilişkilere bağlı belirleyicileri ortaya konmaktadır. Dudullu mobilya kümesinin ilişkilerinin kuvvetlendirilmesi ve eksik aktörlerin tamamlanmasına yönelik öneriler, İstanbul’un gelişim öngörülerine paralel olarak geliştirilmiştir. Aktörlerle derinlemesine görüşmeler ve anket yöntemi ile bilgi toplanan tezde Dudullu mobilya kümesinde üretimi olan farklı ölçeklerdeki firmalar ve lider oyuncular ile görüşülmüştür. İstanbul Sanayi Odası, sektör temsilcisi ve meslek örgütü ile yapılan görüşmeler de yöntemin bir parçasıdır. Bu incelemelerin, metropoliten alanda yer seçen, yerel dinamikleri kullanarak kendiliğinden gelişen, geleneksel üretim kalıplarına sahip ve İstanbul sanayi yapısını temsil eden bir sektör üzerinde yapılması, araştırma sonuçlarının önemini arttırmakta ve küme gelişimi hakkında ipuçlarını oluşturmaktadır. Mekân, aktör ve ilişkilerin etkileşimlerinin farklı boyutlarının ele alındığı tez kapsamında oluşturulan hipotezleri kanıtlamaya yönelik tedarik, fason üretim ve bütünleyici aktör ilişkilerinin mekânsal örüntüsü ve kümenin eksik aktörleri belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre; mekânsal yakınlık ile kuvvetlenen ilişkiler, diğer yakınlık türlerinin oluşumunda tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Yerel ilişkilerin, işbirliğine olanak sağlayan birleştirici yapısının yanısıra, teknoloji aktarımı ve tasarım yaratımında uluslararası ilişkilerin önemi ortaya çıkmaktadır. Farklı mekânsal düzeydeki ilişkiler kümeye sermaye ve bilgi aktarımını sağlamaktadır. Ayrıca mekânsal örüntünün yaygınlaşması ile ilişki kuran firmaların ölçekleri büyümektedir. Dudullu mobilya kümesinin eksik oyuncuları, yenilik yaratımını destekleyen aktörler, kamu ve meslek kuruluşlarıdır. Aktörler arası iletişimin kurulamamış olması gerek Ar-Ge, tasarım gerekse yetenekli işgücünün sektöre geçişini engellemektedir. Tasarım odaklı bir sektör olarak yenilik yaratımı için gerekli kültür ve girişimciliğe sahip bir bölgede yer almasına karşın, firmalar ve yenilik yaratımını destekleyen aktörler arası ilişkilerin zayıf olması kümenin rekabetçiliğini düşürmektedir. Literatürde de küme aktörleri arasında önemi vurgulanan kamu kuruluşları, aktör veya düzenleyici olarak yer almamakta, kümeye özgü yerel kurumsal yaklaşımlar bulunmamaktadır. Firmaların birlikte hareket edebilmesini sağlayan formel işbirliğinin aktörler arasında oluşmaması araştırmanın diğer önemli bulgusudur. Eksik aktör ve ilişkiler işbirliği oluşumunu engellemektedir. Bu sonuçlar kapsamında Dudullu mobilya kümesi için sonraki çalışmalara ışık tutacak öneriler geliştirilmiştir. Tez sonuçları, İstanbul’un KOBİ’lerden oluşan geleneksel imalat ağırlıklı sanayi yapısının dönüşümünde ise, kümelenmeye dayalı kolektif, yenilikçi ve çok aktörlü bir yapının ön plana çıkması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ulusal ve bölgesel kalkınmanın yanısıra, kent makroformunun reorganizasyonu için birleştirici kurumsal aktörler ve teşvik mekanizmalarının oluşturulması dönüşüm sürecini destekleyecektir.
A clustering approach is an improvement tool that increases national, regional and local competitiveness based on Marshall’s agglomeration economics in the 1900s and popularized by M. Porter in the 1990s. The changing global organization necessitates the local advantages and tools that feature the cooperation and participation of all actors for economic development instead of public based traditional approaches. In the literature, despite the criticisms directed to the selection of clusters with a competitiveness advantage primarily, growing success stories and the flexible structure that is adaptable into national policies make clustering a favorite tool for the decision makers. Providing the structural transformation of the sectors by developing the cognitive and technological infrastructures, balancing the regional inequalities and reorganization of the urban macroform constitute the utilization purposes of clustering at local, regional and national levels. Even though clustering is a tool which is strategically used by public politics, clusters are self-developing structures that use the inner dynamics of space and the sector. For this reason, current sectoral agglomerations have significant potential for the improvement of clusters. Thus, the component that differentiates the agglomerations and clusters is strong relations between the actors and strategic cooperation. Stated as the main features of clusters, spatial proximity, having various actors and deep relations, innovativeness and cooperation are determinants of formation and evolution of clusters. The aim of this thesis is to search the determinativeness of relations between space and actors in the evolution of clusters as a tool which proposes innovativeness and cooperation along with the spatial proximity through the process of transformation of agglomerations into clusters. The inner dynamics of clusters has been examined considering the definition of the cluster concept. Especially it is intended to provide a contribution to the micro level clustering studies that are limited in the national literature and the transformation process of Istanbul’s industry which is mainly consists of traditional manufacturing sectors. In the opening chapter of the study that is divided into five parts, the subject and the working methodology of the thesis are generally introduced. In the second part, the transition from agglomeration economics to clustering and theoretical approaches of this process by discussing the formation and evolution of the clusters in a wide perspective, the determinants of the clusters and the theoretical background that contains their impacts according to spatial levels are explained. In the third chapter cases from the world and the clustering politics of Turkey are examined. The fourth chapter is part where the findings are discussed after the frame of the sample area studies and methods. In the fifth chapter where the consequences and proposals are described, the determinants in Dudullu furniture cluster, which depends on the relations, space and the actors, are presented by interpreting the sample area findings in the perspective of a theoretical frame. The proposals intended for strengthening the relations of the Dudullu furniture cluster and the completion of absent actors are improved parallel to the development foresights of Istanbul. Istanbul which keeps approximately 400 out of 1000 big industry firms and drives the country industry has the highest ratio in Turkey with a share of 22% and 23% as number of companies in furniture sector and employment. The feature that makes İstanbul furniture cluster unique is the customer and craftsman oriented structure that is consisting of small workshops. Ümraniye furniture cluster is chosen as sample area to discover the process whether the firms co-locating by the advantages of the metropolitan area have a tendency for clustering and to find out the determinants of innovation and design. In the thesis, where information is collected by in-depth interviews with the actors and by the survey method, there have been meetings with different scale companies that had production in the Dudullu furniture cluster and leader actors. The Istanbul Chamber of Industry is a part of the method in the meetings with sector representative and trade bodies. Making these reviews on such a sector that has self-developing traditional production models by using the local dynamics in the metropolitan area and representing the Istanbul industry structure, increases the importance of the research results and generates clues about the cluster development. Formation of clusters consists various actors, having deep relations among them, horizontal-vertical and lateral relations. The core of the cluster is based on the manufacturer companies and related companies that support them. Inside the clusters mostly large scale companies that have the ability to led the development of clusters are acting as the leaders when compared to other companies. While research institutions, universities or R&D companies are making contributions to the manufacturing process, finance agencies are creating resource and media institutions are helping to the identity formation of the cluster. Usually metropoles create opportunities for the formation and development of clusters by the various actors, capacities of technical and human capital they have. Intended for proving the created hypothesis within the scope of the thesis that discusses different dimensions of space, actors and relations, supply, contract manufacturing and spatial patterns of the complementary actor relations and the absent actors of the cluster are defined. According to the research findings, strengthening relations has a supplementary role on the formation of other proximity types. The importance of international relations in design creation and technology transfer comes up; along with the connective structure of local relations that allows the cooperation. Relations at different spatial levels provide knowledge transfer and funds for the cluster. Furthermore, the scales of the companies are expanding by the growth of spatial pattern. The advantages of the cluster provided by spatial proximity may also create a lock-in affect by blocking access to new ideas and flexibility above a certain level. International relations decrease the danger of locking by knowledge creation and developing new ideas. The lack of actors about innovation creation (design-new material-new technology) also necessitates international relations in Dudullu furniture cluster. The international relations of the cluster establish by costumer relations and technology supply. Knowledge transfer and capital is provided to the cluster by international trade relations especially trough the leader companies. However, there is a need for the local actors (universities) for the use of new technologies and new materials. It becomes hard to absorb the international knowledge by not having the same cognitive level. The spread of the newly produced designs to the cluster is through contract manufacturing and imitation. Imitation fact, while providing the spread of design culture and improvement of the companies through informal connections between cluster firms, creates unfair competition for the companies which make the innovation. The contract manufacturing relations, established at different spatial levels, support the capital and innovation formation process of the small and middle size companies. The absent actors of the Dudullu furniture cluster are actors who support the innovation creation of the public and professional organizations. The lack of relations between the actors is both blocking the access of talented labour to the sector and formation of the R&D and designs. Besides being located in a region that has the necessary culture and entrepreneurship for innovation creation, the weakness of the relations between the companies and actors who support innovation lowers the competitiveness of the cluster. The public institutes that are also highlighted in the literature among the cluster actors do not take place as actors or organizers; there are no institutional strategies unique to the cluster. Especially leader companies do not collaborate due to the lack of coordination and vision differences (cognitive distance). The absence of the formal cooperation between the actors that provide the concert of companies is another important finding of the research. Absent actors and relations prevent the creation of cooperation. According to the determinants that are exposed by the spatial proximity-the role of actors and relations (in accordance with the vision of the metropolitan area and its role inside the country), Dudullu furniture sector should evolve itself as design- based, being brand maker cluster and pioneer at the national level. • Supporting the spatial proximity by organized and institutional proximities: Enhancing the number of firms which participate the professional organizations, creation of reliance and cooperation, protecting the intellectual property rights, transformation of the informal structure by institutional proximity will increase the national and international competitive advantage of the cluster. • Intensifying national and international relations: The access to the international networks by companies at every scale should be provided and it is important to establish commercial associations that can form international cooperation, alternative actors or supportive structures. • Development of the design culture: The branding of micro and small scale companies through cooperation, it is important to form a multi actor structure with design centers and research bodies. • Making institutional assistance unique to cluster: Producing sectoral fund and assistance programs by public enterprises at local level without interfering the self-progress of the cluster will increase the success of the cluster • Creating educated labour (human capital) by preserving the mentor system: Restructuring the institutions that give professional education in a coherent way with the sector will increase the innovation capacity. Technical infrastructures, creative cultural savings, advantages of the urbanization economies and human capital make the transformation of current industrial accumulations inevitable. Cluster approach will have a contribution on this self-developed transformation. The findings of thesis bring up the necessity of a collective, innovative and multi actor structure based on clustering, in the transformation of Istanbul’s manufacturing industry. Clustering will transcend beyond being an economic tool and will both affect the spatial pattern of the manufacturing inventions and the structural and sectoral change of the labour. Besides the national and regional development, unifying public actors and the creation of promoting mechanisms will support the transformation process for the reorganization of the urban macroform.
Description: Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2016
Thesis (PhD) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2016
URI: http://hdl.handle.net/11527/14037
Appears in Collections:Şehir ve Bölge Planlama Lisansüstü Programı - Doktora

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
10121639.pdf4.17 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.