Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/12478
Title: Apostolos Konstas’ın Nazariyat Kitabı
Other Titles: The Theoretical Book Of Constas
Authors: Beşiroğlu, Ş. Şehvar
Pappas, Miltiadis
Müzikoloji
Musicology
Keywords: Müzik
Music
Issue Date: 2007
Publisher: Sosyal Bilimler Enstitüsü
Institute of Social Sciences
Abstract: Musiki nazariyatı kitabı ile ünlü Sakızlı adalı Apostolos Konstas, bir Bizans kilise musikisi bilginidir. Besteci, tanbur ve ses icracısı olan ve Osmanlı musikini iyi bilen Konstas, 18. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul'da yaşamıştır. Nazariyat kitabını 1800 yılında Yunanca olarak yazmış ve bu kitaptan en az 9 kopya yapmıştır. Bu kopyalardan yalnızca 3 tanesi günümüze ulaşabilmiştir. 1820'de yaptığı en son kopya 1867 kodu ile Atina'daki Yunan Milli Kütüphanesinde bulunmaktadır. Musiki eğitimi dışında 1820'ye kadar Konstas'ın esas mesleği musiki içeren elyazmalarını kopya etmek olmuştur. Bükreş'te ilk matbaanın kurulması ve el yazma sanatının yavaş yavaş kaybolmaya başlaması 1820 yılında Bizans kilise musikisini de etkilemiştir. 1814 yılında kilise musikisinde yapılan reform, nazariyat kitabı yazarı Başpiskopos Hrisantos tarafından yayıma hazırlanmıştır. Reforma karşı çıkan ve Rum Patrikhanesi ortamına yakın olmasına rağmen reformla ilgili olayların dışında kalmış olan Konstas da bu zamanı iyi değerlendirerek reformdan 6 sene sonra nazariyat kitabının en son kopyasını hazırlamıştır. Bu olayla birlikte yeni metottan memnun kalmayan müzisyenlerin de var olduğu ortaya çıkmıştır. Yeni metodun eksik (zayıf) noktaları belli olduğu için önemli müzisyenler eski metottan vazgeçmemiş ve yeni metoda karşı yazmaya devam etmişlerdir. Bu dönemde reformun birçok açıdan gerekli olmasına karşın, kullanılmaması, önerilen 40 işaretin fonksiyonunun sözlü geleneğe bırakılması, reformun en zayıf noktası olmuştur. Çünkü reformu gerçekleştirenler bir kaç yıl sonra sözlü geleneğin de zayıflayacağını tahmin edememişlerdir. İşte Konstas eski metodun işaretlerini kullanarak kendi metodunu yazmıştır ki; bu eser sadece eski metodun bir kullanma kılavuzu değil, aynı zamanda eski metodu daha açıklayıcı bir hale getiren bir el yazmasıdır. Bu eserde Konstas, eski işaretleri kullanarak, o zamanın sistemini basitleştirmeye çalışmıştır. Sadece yeni metodu bilen birinin bu nazariyat kitabını belli bir yere kadar okuyabilmesi de kitabın başarısını göstermektedir. Bu nedenle Konstas eski metodun son ve yeni metodun ilk yazarlarından sayılabilir. Kitabın sonuna doğru (reformun oluşmasından dolayı) emek verdiği otuz üç yılın boşa gittiğini ve reformu gerçekleştirenlerin kendisini bu oluşuma çağırmadıklarını da yazmıştır. Aynı zamanda bir öğrencinin aynı eseri, farklı öğretmenlerden öğrenmesi gerektiğini vurgulamış ve kendi kitabı ile 18 ay içerisinde öğrencinin bütün yazılmış olan eserleri rahatça okuyabileceğini ifade etmiştir. Tez çalışmamızın konusu olan Konstas'ın eseri yazıldığı dilin özelliği ve Osmanlı musiki terimlerini içermesi açısından çok önemlidir. Eser Karamanlıca ağzıyla ve Osmanlıca Türkçesi ile yazılmıştır. Bu yazım ?Yunan alfabesini kullanarak Türkçe yazmak? olarak tanımlanabilir ve Konstas'ın nazariyat kitabının bu sınıfa giren tek kilise kitabı olduğu da bilinmektedir. Eser bir Türk müzisyeninin veya Osmanlı topraklarında yaşayan bir Karamanlının siparişi üzerine yazıldığı için Karamanlıca olduğu tahmin edilmekte, yazılma tarihinin de 1790-1800 yılları arasında olduğu düşünülmektedir. Eserin dilinin Türkçe olması ve yazıldığı zamanda kilise musikisine ait perde isimlerinin olmaması nedeni ile Osmanlı musikisi perde isimleri ve terimleri kullanılmıştır. Bu açıdan eser Osmanlı musikisi için de ayrıca önemli bir kaynak olarak değerlenlendirilebilir. Elimizdeki eserin baş sayfası olmadığı için, yazıldığı tarih, kimin siparişi üzerine yazıldığı, nerede ve hangi sebepten dolayı yazıldığı gibi bilgilere sahip değiliz. Ancak Yunanca nüshasındaki ?teknoloji? başlığı yazarın kilise musikisinin bir taraftan bir sanat, diğer taraftan da bir yazı sisteminin bilgilerini okuma kılavuzu olduğunu göstermeye çalışması olarak değerlendirilebilir. Tez çalışmamızda eser yazıldığı dilden Türkçeye çevrilmiş ve Ek bölümünde orijinal elyazmasıyla beraber verilmiştir. Ayrıca eser (metin kısmı) günümüz Türkçesine sadeleştirilerek, tarafımızdan yorumlanmış, içerdiği konular açıklanmıştır. Konstas eserinde okuyucuların daha iyi anlayabilmelerini sağlayabilmek ve eserin her bölümünün sonunda nazariyat ve uygulama ilişkisini göstermek için kilise musikisinin mevcut olan repertuarından veya kendi bestelerinden örnekler vermiştir. Tez çalışmamızda bu eserlerin tümü porteli nota sistemine çevrilmiştir. Bu çevirmeler bilimsel kurallar doğrultusunda yapılmaya çalışılmış, Konstas'ın Bizans notasıyla gösterdiği perdeler Türk musikisinde kullanılan Arel- Ezgi- Uzdilek nazariyat şekilleriyle değil, Bizans notasının Batı notasına çevrilmesinde kullanılan karşılıkları (1932'de uluslar arası Kahire kongresinde kabul edilen şekilde) göz önüne alınarak yapılmıştır. Örnek olarak dügâh adıyla anılan perde, portede ikinci çizginin üzerindeki aralıktaki La notası olarak değil, ilk çizginin altındaki Re notası olarak gösterilmiştir. Diğer aralıkların oluşturulmasında ise Arel-Ezgi-Uzdilek nazariyat sisteminde kullanılan sesler esas olarak alınmıştır. Konstas'ın bu eseri yazarken çeşitli nazariyat kitaplarından yararlandığı kesindir ve özellikle 18. yüzyılda yaşamış Kantemir'i örnek almış olduğu düşünüldüğü için onun verdiği bilgilerle de karşılaştırma yoluna gidilmiştir. Rum müzisyenlerin 16. yüzyıldan itibaren, Osmanlı ? Türk musikiyle meşgul oldukları bir gerçektir ve bu iki doğu milletinin musikisinin 8 yüzyıllık beraberliği sonucunda birbirinden etkilenmesi çok doğal bir olaydır. Günümüz Yunan musikisinde (özellikle enstrümantal eserlerde ve doğaçlamalarda) Osmanlı- Türk Musikisi makam isimleri hala kullanılmaktadır. Kanaatimize göre Bizans musikisi nota yazısı ile Osmanlı - Türk müzisyenlerinin bestelerinin kayda alınmasına ve iki musiki nazariyatının karşılaştırılmasına yönelik çalışmalar her iki millettin musiki kültürü için yararlı ve önemli eserlerin meydana getirilmesini sağlamıştır. Bu eserlerden biri de Konstas'ın nazariyat kitabıdır. İşte bu kültür ve işbirliğinin yeni kuşaklarda devam ederek, yeni eserlerin ortaya çıkmasının sağlaması çalışmamızın temel amacını oluşturmuştur.
Apostolos Constas was from the Chios Island in Greece and he was a scientist of Byzantine church music. He was a composer, played the tanbur, a voice performer and also a researcher of Ottoman music. But he was known most of his theoretical book of church music. He lived in 18th century in Istanbul. He wrote his first theoretical book in 1800 in Greek language and as far as we know, from his 9 copies, only the 6 of them can be found. The last copy was written in 1820 and by the code number 1867, it?s present in the National Library of Athens. 1820 is a critical year about Byzantine music, because at that year was printed the first book of Byzantine music in Bucharest and the art of handwriting manuscripts started disappearing. At the same year, one of the founders of the new method of writing the Byzantine music (Archbishop Hrisanthos) gave his notes of the Great Theoretical Book to one of his students in Paris, in order to be printed. Constas who evaluated the situation, rewrote his last copy. This means that 6 years after the reform was done, he wrote a theoretical book of the old notation system. This can be characterized as very useful information, because it proves that a lot of musicians disliked the new method of notation system. Besides, the missing elements and the disadvantages of the new method had been the reason that a lot of articles and books was written against it. The main profession of Constas ? besides teaching music which lasted at least 20 years - was to make copies of the old music manuscripts. Every copy of manuscript was ordered from individual persons. He was against the reform that took place at 1814 and although he was at the surroundings of the Greek Patriarchate, he was unaccepted at the studies of the reform. As a matter of fact, the reform was necessary but the cancelling of using about 40 signs was loaded to the oral vocal tradition was one of the reforms? weak points and the reformers couldn?t imagine the bad situation of the oral tradition after a few years. At those times, Constas wrote a guide, or a method of using the signs of the old notation system. The important element of his book was that it was not only a guide to old notation system, but also an analytic explanative effort of the older notation system to the one of his time. The results of his work were so much successful, that now days, a person who knows nothing about the old notation system, but knows the new one, can read almost the whole book. From this point of view, he can be characterized as the last theoretical writer of the old notation system and the preparatory person of the new one, or even the first of the new one. At the end of his book, trying to express his angriness and sadness refers to his 33 lost years of his efforts. And the reason of this was that the reformers even they knew he was a great master of theory, didn?t invite him to the studies of the new method and as a result, a lot of theoretical issues were uncompleted and lost. He also refers to students? difficulties; the number of interpretations of a music composition was that many, as it was the numbers of masters were commented the same composition. At his opinion, a student could read any kind of musical composition, at a period of 18 months. In this study, two are the reasons make it important. The first reason is the special features of the language it was written and the second one is the use of Ottoman music terms. The language of the book that examined in this study, is Turkish but it is called ?Karamanlidika? (Karamanlıca). It means that is a Turkish text in Greek alphabet characters. This is the unique book (manuscript) in the category of church music sources. It must be written approximately 1790-1800 and hypothetically the reason of writing this book in Turkish language is that a Turk was delivered it, or it was delivered for the Greeks of minor Asia and Istanbul who didn?t speak the Greek language. For the reason that this book was written in Turkish language and the fact that at that time, there weren?t names for the notes of Byzantine music, forced the writer to express the terms of church music, using the terms of the Ottoman music. For that reason, this book has to be considered as an individual source of Ottoman music because offers a lot of information about the Ottoman music itself. The cover page of our copy is missing, so important information as the year it was written, in whose delivery was written, were and what reasons for it was written can?t be given. As we can read at the copy that was written in Greek language, he named the book as a ?Technology? (of music). This use of term, leads to the conclusion that the writer counted the church music not only as an art, but also as a guide to learn and read a specific notation system. The works were done in this study were these: First of all it was translated without any changes from the original text (Karamanlidika) to the Turkish writing language and was given with the original page by page, at the appendix section. Then, the text was translated to the now days Turkish language and was interpreted by us. That means that it was analysed all the issues of the book including the Ottoman-Turkish music issues. Constas in order getting the book more understandable to the readers gave a lot of examples. Apart from this, at the end of every section, in order to connect the practical part of theory, wrote and composed a lot of compositions of church music. This part of music section was also transferred according to the epistemological rules of fidelity, not to the system now days is used in Turkish music, but the way Constas showed in his book and according to the universal acceptance of writing Byzantine music in Western music stafy. It means for example that the note Dügâh in Turkish music is written in the second space of staff as a La, but as for the church music, it has to be written as a Re under the first line of staff. The rest of notes were transferred as the Arel system refers to. At the time Constas was writing his book, it?s certain that was benefited from other theoretical books and that was noted in this study. Especially some terms were compared from the book of Cantemir. The Greek musicians began studying the Ottoman-Turkish music from the 16th century. These two nations after living together for more than 8 centuries, it was very natural to get influenced to each other. There are a lot of reasons for that, but two main of them are the nature of their own music, which becomes from East and the second is the easiness of understanding each other by the use of common words. Now days in Greek music, especially at the folk music (improvisations) it is used the terms of Turkish music modes. In our point of view, it has been very useful for both national musical cultures the fact that Greek Church musicians wrote in their own notation system many compositions of Ottoman- Turkish music and also wrote and explained the Ottoman-Turkish music theory by the prism of the theory of Byzantine Church music. In this category belongs and the theoretical book of Apostolos Constas. We hope that this study will be helpful to the researchers of these issues. We also hope that this cultural cooperation goes on with the efforts of the new generations and put forward new studies like Constas did.
Description: Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007
Thesis (PhD) -- İstanbul Technical University, Institute of Social Sciences, 2007
URI: http://hdl.handle.net/11527/12478
Appears in Collections:Müzikoloji Lisansüstü Programı - Doktora

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
403972001.pdf3.52 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.