Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/12427
Full metadata record
DC FieldValueLanguage
dc.contributor.advisorKarakaş, Derya Gültekintr_TR
dc.contributor.authorBabat, Sertaçtr_TR
dc.date2013tr_TR
dc.date.accessioned2017-01-03T13:11:03Z-
dc.date.available2017-01-03T13:11:03Z-
dc.date.issued2013-
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11527/12427-
dc.descriptionTez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2013tr_TR
dc.descriptionThesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Social Sciences, 2013en_US
dc.description.abstractBu tezde, Türkiye'de 2003 yılından beri uygulanmakta olan Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) tasarruf yapan bireylerin kararlarını etkileyen faktörler, sosyal güvenlikte fırsat eşitliği perspektifinden incelenmektedir. 1990'lı yıllarda Türkiye'de sosyal güvenlik kurumlarının içine düştüğü mali kriz sürecinde, çeşitli sermaye kesimleri tarafından çok ayaklı ve piyasa odaklı bir yapıya geçiş yönünde çözüm önerileri getirilmiştir. Çözüm önerilerinin tartışıldığı dönemde, ülke içi sermaye kesimlerinin yanı sıra uluslararası kuruluşların da sürece yön vermesi neticesinde, 2003 yılında katkı esaslı ve gönüllü katılımın mevcut olduğu BES kurulmuştur. BES'in kurgusu, Türkiye'de bireylerin tasarruflarını emeklilik fonları aracılığıyla sermaye birikim döngüsüne içermek ve sermaye kesimine kaynak aktarmak üzerine olmuştur. Devlet, yine bu kurgu içerisinde, bireylerin tasarruflarını cari açığı düşürmek ve kendine uzun dönemli borçlanmada kaynak yaratmak için de kullanmaktadır. Sosyal güvenliğe ilişkin tartışmalarda, sosyal güvenlik sisteminde yaşanılan mali kriz nedeniyle, bireylerin emeklilik dönemlerinde yaşam standartlarının ciddi ölçüde düşeceği vurgulanmaktadır. Bu düşüşün devletin kaynaklarıyla telafi edilemeyecek boyutlarda olması ve sermaye kesiminin süreçte sorumluluk olmaktan uzak bir tavır izlemesi, BES'in kuruluşuna ve gelişimine stratejik bir anlam yüklenmesine sebep olmuştur. Bu nedenle kuruluşundan bugüne kadar BES, katılımı arttırmak ve sistemin devamlılığını sağlamak için, işverene, bireylere ve emeklilik şirketlerine teşvik verilen bir sistem olmuştur. BES'in, cari açığın kapatılması, sermaye kesimine fon ihtiyacı için kaynak sağlanması, sosyal güvenliğin gelecekte sağlayamayacağı yaşam standartlarının temininin bireylerin insiyatifine bırakılması gibi makro hedefleri, BES'teki katılımcı sayısı ve emeklilik fonlarının büyüklüğünün günden güne artmasıyla beraber gerçekleşmeye başlamıştır. Bu süreçte, kamu sosyal güvenlik sisteminde kendine yer bulamayan bireyler tamamen sistem dışına itilmiştir. BES'in gönüllülük esasına dayanması dolayısıyla da, sistem içerisinde sosyo-ekonomik ve demografik değişkenlere bağlı olarak eşitsiz tasarruf kararları ortaya çıkmıştır. BES'le beraber ortaya çıkan sosyal güvenliğe ilişkin eşitsizliğin bu iki boyutunun, birinci kısmı,yani sitemden dışlanma olgusu ölçülemez derecede karmaşık ve geniş bir alana hitap etmektedir. İkinci kısım olan, BES içerisindeki eşitsizlik konusuysa, sistemde yer alan katılımcı bilgilerine ulaşılarak ölçülebilecek niteliktedir. Halen Türkiye'de faaliyette bulunan bir emeklilik şirketinden alınan katılımcı bilgileriyle, katılımcıların aylık ödedikleri katkı payı kararı üzerinde sosyo-ekonomik ve demografik değişkenlerin etkisini incelediğimiz bu çalışmada, 124,890 katılımcı verisi kullanılmıştır. Katılımcılara ait veriler aylık gelir, cinsiyet, medeni durum, yaşanılan şehir, yaş ve eğitim seviyesinden ve katılımcıların aylık katkı payı tutarından oluşmaktadır. En Küçük Kareler Yöntemi'yle tahmin edilen modelde, değişkenlerin hepsi istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Kurulan modelin sonucu olarak, katılımcıların sosyo-ekonomik ve demografik değişkenlere bağlı olarak farklı tasarruf kararları aldığı ortaya çıkmıştır. Katılımcıların özellikle yaş, aylık gelir ve eğitim seviyelerindeki artışlara bağlı olarak tasarruflarını ciddi ölçüde arttırabildiği gözlemlenmiştir. Katılımcıların yaşadıkları şehir bilgisinden oluşturulan kalkınma değişkeni, kalkınmışlık seviyesinin artmasıyla beraber katılımcıların aylık katkı paylarında bir artış eğilimi olduğunu göstermiştir. Cinsiyet ve medeni durum değişkenleri çarpılarak elde edilen değişkenin yorumunda, evli ve bekar katılımcıların cinsiyet bazında ve erkek ve kadın katılımcıların medeni durum bazında aldıkları tasarruf kararları incelenmiştir. Bu kategorilerin içinde, kadın ve evli katılımcıların, en yüksek katkı payı ödeme eğilimindeki grup olduğu bulunmuştur. Bu bulgu, ücretsiz ev işçisi ve kamu sosyal güvencesinden daha az yararlanma ihtimali olan kadınların, geleceklerini daha fazla düşünme ihtiyacı içinde olması ve bu doğrultuda eşlerinden destek alabilmesi şeklinde yorumlanmıştır. BES'te katılımcıların sosyo-ekonomik ve demografik özelliklerinden doğan fırsat eşitsizliğine ek olarak, sistemin kuruluşundan beri bireylere teşvik tutarlarının eşitsiz koşullarda verilmesi sistemde yaratılan ikinci bir eşitsizlik kaynağı olmaktadır. Yapılan simülasyonlarla, katılımcıların ödedikleri katkı paylarına bağlı olarak devletten alacakları teşviklerin birbirinden farklılaşacağı, bunun da BES'te var olan eşitsiz tasarruf ortamını daha çok arttıracağı görülmüştür. Sonuç olarak, BES aracılığıyla gelecekte oluşacak fırsat eşitsizliğinin toplumda hali hazırda var olan gelir dağılımı adaletsizliğini daha da derinleştireceği öngörülmektedir.tr_TR
dc.description.abstractIn this thesis, factors which affect the individual saving decisions in the Individual Pension System (IPS), which has been in practice since 2003 in Turkey, are studied within the perspective of equality of opportunity. In the 1990s, under the budgetary constraints featuring social security institutions in Turkey, various factions of capital offered solutions in the direction of a transition to a multi pillared and market-oriented structure. After a period of discussions by factions of capital as well as international institutions, the IPS was founded based on a voluntary participation and contribution basis. The IPS is a mechanism that serves to the further interiorization of individual savings to the circuit of capital through pension funds and so channeling these funds to capital accumulation. . The state also uses individual savings in the system in order to reduce current accounts deficit and finance its long-term domestic borrowing. In the discussions regarding to social security, it is emphasized that the life standards of the individuals will decline significantly during their retirements due to the budgetary constraints in the social security system . The foundation and development of the IPS gained a strategic meaning because this expected sharp decline cannot be compensated by the state's resources and the capitalist class does not take any responsibility in this process. For this reason, the IPS, from its start, turned to be a system which aims to increase the participation and the continuity of the system via generous promotions to employers, individuals and private pension companies. The macro goals of IPS such as coping with current account deficits, receiving funds to capital and leading individuals to take the initiative for their life standards which the public security system cannot provide started to be achieved due to the increases in the number of participants in the IPS and the total net asset value of pension funds. In this process, individuals who cannot find a place for themselves in the social security system are completely isolated. Since the IPS is based on voluntary contributions, saving decisions have gained an unequal character depending on the socioeconomic and demographic features of the participants. There are two aspects of the inequality showing up together with the IPS. The first dimension of this inequality is the issue of exclusion from the IPS and it is difficult to address as it encompasses large masses and is enormously complicated. The second aspect of the inequality that is the one emerging within the IPS can be measured on the basis of the information belonging to the participants in the system. This study examines the impacts of the socioeconomic and demographic features of the participants obtained from a currently operating-pension company in Turkey on the decision of the amount of contribution paid by the participants on a monthly basis. The data belong to 124,890 participants and include the variables of monthly income, gender, marital status, province, age, the level of education and monthly contribution amount. The model is estimated by using the least squares method and all the variables are found statistically significant. The model's outcomes show that participants take different saving decisions depending on socioeconomic and demographic variables. It is seen that the participants' savings can increase with age, monthly income and the level of education. The variable of development, constituted on the basis of the participants' provinces, also indicates that there is a positive relationship between the level of development and the monthly payment of the participants in the IPS. Moreover, the variable developed multiplying gender and marital status allow us to analyze both the saving decisions of married and single participants on a gender basis as well as saving decisions of man and woman on a marital status basis. It is discovered that married women have tendency to pay higher contributions than all the other groups. This finding implies that married women as unpaid home labor face an exclusion from the public social security system and accordingly they try to fill the gap via an inclusion to the IPS in support of their spouses. In addition to the inequality stemming from socio-economic and demographic features in the IPS, the bonus payments given to the participants by the state under unequal conditions since the beginning of the system are a secondary inequality source. The simulations show that state's bonuses differ according to the amount of contributions and this will aggravate the current unequal saving conditions. Consequently, it is projected that the inequality of opportunity led by the IPS will further deepen current unfair distribution of income in the society.en_US
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.publisherInstitute of Social Sciencesen_US
dc.rightsİTÜ tezleri telif hakkı ile korunmaktadır. Bunlar, bu kaynak üzerinden herhangi bir amaçla görüntülenebilir, ancak yazılı izin alınmadan herhangi bir biçimde yeniden oluşturulması veya dağıtılması yasaklanmıştır.tr_TR
dc.rightsİTÜ theses are protected by copyright. They may be viewed from this source for any purpose, but reproduction or distribution in any format is prohibited without written permission.en_US
dc.subjectEkonomitr_TR
dc.subjectSosyal güvenliktr_TR
dc.subjectEconomicsen_US
dc.subjectSocial securityen_US
dc.titleTürkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin Gelişimi: Fırsat Eşitliği Perspektifinden Bir Değerlendirmetr_TR
dc.title.alternativeThe development of Individual Pension System in Turkey: An assesment from the perspective of equality of opportunityen_US
dc.typeThesisen_US
dc.typeTeztr_TR
dc.contributor.authorID359953tr_TR
dc.contributor.departmentİktisattr_TR
dc.contributor.departmentEconomicsen_US
dc.description.degreeYüksek Lisanstr_TR
dc.description.degreeM.Sc.en_US
Appears in Collections:İktisat Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
000197920001.pdf3.84 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.